* Hayat çok sıkıcı bir hal almaya başladı benim için. Suratsızlığımı, moralsizliğimi gizlemeye çalışmak oldukça zor tabi.. Allah'tan yorgunum deyip geçiştirebiliyorum.
* Sürekli uyuyasım var, havalar İzmir'de çok sıcak, uyumak mümkün değil. Yastıkla şekilden şekile girip uyuyamamak korkunç. Sabah ağrılarla moron gibi uyanıyor insan.
* İzmir sıcağına meydan okuyabilecek tek kumaş olduğunu düşündüğüm pamuklu keten. Normal keten çok fazla kırışıyor ve sert ise yakabiliyor. Ama pamuklu keten mucize gibi. Geçen yaz diktirdiğim lacivert pamuklu keten pardüsemsi ceketim (topuk hizasında değil de topuktan 1-2 karış daha yukarda) çok yıkamaya, çantaya ve güneşe yenik düşüp ciddi aşınma yapmış. Kemeraltı'na gidip kumaş beğenmem ve terzi yollarına düşmem gerek. Karar veremiyorum ne renk olsa?
Beyaz? Olmaz, pamuklu keten beyaz olursa biraz transparan olur, içimden ekstra birşeyler giyeceksem pamuklu keten diktirmenin anlamı ne?
Siyah? Hastasıyım, ama güneşi çok çekmez mi? Hem kolay solabilir..
Krem? Olsun isterdim ama olmaz, kız kardeşinki krem..
Koyu bir yeşil? Fena olmaz aslında, gözlerime gider :P (Gözlerim yeşil değil)
Koyu kahverengi? Hımmm.. İşte bu da yakışıyor bana, olabilir.
Cırtlak olmayan bir bordo? İddalı olabilir sanki.. O kadar da iddalı görünmeye gerek yok bu Türkiye şartlarında. Her halta laf yiyoruz zaten, "Aaaa kapalıya bak, giydiği renge bak!!" lafını da duymak istemem sanırım. Amaaannn.. Ben onların tangalarının izine, sütyenlerinin dantel desenine, erkeklerin utanmadan giydikleri dapdar pantolonlara birşey diyor muyum? Bu ne yaaa.. Düşündüğüme bak! Kime ne ya kime neee??!!!
Gidicem ya bu ülkeden, gitmek istiyorum!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!