23 Temmuz 2008 Çarşamba

Durum#12

Hımm.. Malum bugünlerde keyfim yerinde değil, bloglarınızı hem sevdiğimden hem de kafam dağılsın diye okuyorum, her zamanki gibi mutlu oluyorum çok.. Ama ne kendi bloguma yazmaya, ne de paylaştığınız güzel yazılarınıza düşüncelerimi, birkaç cümlemi yazacak neşem, enerjim yok. Belirtmek istedim.
Sevgiler..

22 Temmuz 2008 Salı

Durum#11

* Hayat çok sıkıcı bir hal almaya başladı benim için. Suratsızlığımı, moralsizliğimi gizlemeye çalışmak oldukça zor tabi.. Allah'tan yorgunum deyip geçiştirebiliyorum.

* Sürekli uyuyasım var, havalar İzmir'de çok sıcak, uyumak mümkün değil. Yastıkla şekilden şekile girip uyuyamamak korkunç. Sabah ağrılarla moron gibi uyanıyor insan.

* İzmir sıcağına meydan okuyabilecek tek kumaş olduğunu düşündüğüm pamuklu keten. Normal keten çok fazla kırışıyor ve sert ise yakabiliyor. Ama pamuklu keten mucize gibi. Geçen yaz diktirdiğim lacivert pamuklu keten pardüsemsi ceketim (topuk hizasında değil de topuktan 1-2 karış daha yukarda) çok yıkamaya, çantaya ve güneşe yenik düşüp ciddi aşınma yapmış. Kemeraltı'na gidip kumaş beğenmem ve terzi yollarına düşmem gerek. Karar veremiyorum ne renk olsa?

Beyaz?
Olmaz, pamuklu keten beyaz olursa biraz transparan olur, içimden ekstra birşeyler giyeceksem pamuklu keten diktirmenin anlamı ne?

Siyah?
Hastasıyım, ama güneşi çok çekmez mi? Hem kolay solabilir..

Krem?
Olsun isterdim ama olmaz, kız kardeşinki krem..

Koyu bir yeşil?
Fena olmaz aslında, gözlerime gider :P (Gözlerim yeşil değil)

Koyu kahverengi?
Hımmm.. İşte bu da yakışıyor bana, olabilir.

Cırtlak olmayan bir bordo?
İddalı olabilir sanki.. O kadar da iddalı görünmeye gerek yok bu Türkiye şartlarında. Her halta laf yiyoruz zaten, "Aaaa kapalıya bak, giydiği renge bak!!" lafını da duymak istemem sanırım. Amaaannn.. Ben onların tangalarının izine, sütyenlerinin dantel desenine, erkeklerin utanmadan giydikleri dapdar pantolonlara birşey diyor muyum? Bu ne yaaa.. Düşündüğüme bak! Kime ne ya kime neee??!!!

Gidicem ya bu ülkeden, gitmek istiyorum!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

21 Temmuz 2008 Pazartesi

ve biter..

I've been searching for you
I heard a cry within my soul
..
..
I wonder if I'll ever see you again...



19 Temmuz 2008 Cumartesi

pilim yok

video

2007 yılı, Ramazan ayı... Trabzon'da Uzungöl'de İnanlar Otelin bi odasının balkonu saat sabahın 07:30'u.. Uyandığımda en ufak teyze olan Güngör'ü göremedim (kendisi benden 7 gün küçüktür) Sabaha karşı uyumuştuk zaten ama o hiç uyumamıştı, çünkü kalma düşüncesiyle gitmemiştik ve lens suyunu getirmemişti. Ama lensle de uyuyamazdı. Meğer yürüyüşe gitmiş. Bende pil kalmamış.

"Pilim yoouukk!" diye çok komik söylemişim yaa :D

Ben bu berbat şehirden köyüme ışınlanmak istiyorum...!

18 Temmuz 2008 Cuma

hikaye

Evlilik mevlilik hikaye, alıp başımı çekip gitmek istiyorum bu ülkeden.

17 Temmuz 2008 Perşembe

Durum#10

Aslında bi yazı yazmıştım ne kadar bunaldığımla ilgili ama bağlantı yüzünden bi şekilde güme gitti.

Dolunay var ve balkona çıkmak istiyorum 1 adımlık mesafe ama ben üşenmekteyim.

3 numaralı dayım geldi askerden. 12 günlük izni varmış ama aslında kullanmayı düşünmüyordu. Şimdinin manitası geleceğin yengesi yıllık iznini kullanıyor ve sanırım dayanamamış gelmiş dayıcık. Askerde kilo veren bi bu adamı gördüm. Bravo! 3-4 ayda 12 kilo verdi. Bi yakışıklı olmuşki offf... 1,85 boyu vardı. Şimdiki kilosu da 83-84 falanmış. En ideali yani... Beni gördü, cümle şu;

- Ya sen de kilo mu almışsın?

- Hayııııııııırrrrrrrrrr aksine kilo verdim ama şu an çok salaş bi halim var, yapma dayı nolur...

- :) iyi iyi tamam..

Tüm günüm oturmakla geçiyor, iş yerinde otur, eve gel pestilin çıkmış şekilde otur, proje yaz otur... Hayatımı ayakta aktif şekilde geçirecek bi alanım yok. Bi spora başlamıştık. Sağolsun babam bensiz 1 dk. geçiremediği için ona da gidemez olduk. Ahhh ahhhhh çıldıriciiiiiiimmm dostlaaarrr

Kefeli'yi de alkışlıyorum, aşağıdaki "Korku Filmi Romantik Komediye Dönüşmeli" yi farkedip ilk söyleyen o..